Fiziksel aktivitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin kapsamlı bir araştırma, egzersizin süresinden çok yoğunluğunun belirleyici olduğunu ortaya koydu. Avrupa Kardiyoloji Derneği bünyesinde yayımlanan çalışma, kısa süreli ama yüksek tempolu hareketlerin ciddi sağlık kazanımları sağladığını gösterdi.
YOĞUNLUK SÜREDEN DAHA ETKİLİ
Araştırma bulgularına göre günlük hareketlerin küçük bir kısmını yüksek tempoya çıkarmak bile vücutta önemli değişimler yaratıyor. Egzersizin toplam süresinden ziyade, kalp atışını hızlandıran yoğunluk düzeyi sağlık açısından kritik rol oynuyor.
96 BİN KİŞİ YAKLAŞIK 9 YIL İZLENDİ
Çalışmada UK Biobank verileri kullanıldı. Yaklaşık 96 bin kişinin fiziksel aktiviteleri cihazlarla takip edildi. Ayrıca 375 binden fazla kişinin beyanları analiz edildi. Katılımcılar ortalama 9 yıl boyunca gözlemlendi.
Elde edilen veriler, toplam fiziksel aktivitenin yalnızca yüzde 4’lük kısmının yüksek tempoda yapılmasının bile önemli etkiler yarattığını ortaya koydu.
8 HASTALIKTA BELİRGİN AZALMA
Bilimsel analizler, yoğun egzersiz alışkanlığı olan bireylerde birçok hastalık riskinin düştüğünü gösterdi. Demans riskinde yüzde 63, Tip 2 diyabet riskinde yüzde 60 oranında azalma tespit edildi.
Bunun yanı sıra karaciğer yağlanması, kronik böbrek hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ve bağışıklık sistemine bağlı iltihaplı durumlarda yüzde 40’ı aşan düşüşler kaydedildi.
KALP SAĞLIĞI VE YAŞAM SÜRESİNE KATKI
Araştırma sonuçlarına göre yoğun tempolu hareket, kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 31 oranında azaltıyor. Tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde ise yüzde 46’ya varan bir gerileme gözlemlendi. Uzmanlar bu düzeyde bir etkinin tek bir ilaçla sağlanmasının mümkün olmadığına dikkat çekiyor.
GÜNLÜK HAREKETLER YETERLİ OLABİLİR
Yüksek tempolu egzersiz yalnızca spor salonlarıyla sınırlı değil. Koşu, yüzme veya bisiklet gibi aktivitelerin yanı sıra merdivenleri hızlı çıkmak ya da kısa süreli tempolu yürüyüşler de benzer etkiyi oluşturabiliyor.
Uzmanlar, gün içine yayılan kısa ama zorlayıcı hareketlerin bile genel sağlık üzerinde belirleyici olduğunu vurguluyor.