Venedik’i aratmayan manzara Aydın’da: Evine sandalla gidiyorlar

Venedik’i aratmayan manzara Aydın’da: Evine sandalla gidiyorlar
Ege Bölgesi’nde etkili olan sağanak ve nehir taşkınları, Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Kalcık Mahallesi’nde hayatı felç etti. Büyük Menderes ve Sarıçay’ın taşmasıyla evler ve tarım arazileri sular altında kaldı. Köylüler evlerine sandallarla ulaşabiliyor.

Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Kalcık Köyü, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkınları nedeniyle bir kez daha sulara gömüldü.

OSMANLI DÖNEMİNE AİT TARİHİ MEZARLAR CİDDİ RİSK ALTINDA

Her yıl benzer manzaraların yaşandığı köyde bu kez yalnızca günlük yaşam değil, Osmanlı dönemine ait tarihi mezar taşları da ciddi risk altında. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), bölgedeki taşkın yönetiminin yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

whatsapp-image-2026-03-03-at-14-14-23.jpeg

KÖY ADETA SUYLA ÇEVRİLİ ADAYA DÖNÜŞTÜ

Taşkın dönemlerinde Kalcık Köyü suyla çevrili bir adayı andırdı. Sokaklar tamamen su altında kaldı, evlerin çevresi küçük göletlere dönüştü. Yaya ulaşım neredeyse imkânsız hale geldi.

ULAŞIMDA KAYIK KULLANILDI

Köylüler günlük ihtiyaçlarını karşılamak için kayık kullandı. Bazı noktalara yalnızca yüksek tekerlekli traktörlerle ulaşım sağlandı. Hayvanlara yem taşımak, evlere erişmek ve temel işleri sürdürmek büyük bir mücadeleye sahne oldu.

whatsapp-image-2026-03-03-at-14-14-59.jpeg

YEREL HALK SUYUN ÇEKİLMESİNİ BEKLİYOR

Bölgede hayvancılık ve tarımın doğrudan etkilendiği öğrenildi. Taşkın öncesi bazı üreticiler hayvanlarını daha yüksek alanlara götürse de köy içinde suyun ulaşamadığı küçük yükseltilerde yaşam mücadelesi devam ediyor.

TARIM ARAZİLERİ HASAR GÖRDÜ, ÜRETİM AKSADI

Sığırlar, tavuklar ve hindiler suyla çevrili alanlarda kalırken, köylülerin yaşamı suyun çekilme hızına göre şekillendi. Tarım arazileri zarar gördü, üretim aksadı.

TAŞKINLAR OSMANLI MİRASINI AŞINDIRDI

Kalcık Köyü mezarlığında bulunan ve Osmanlı dönemine uzanan tarihi mezar taşlarının da her taşkında tamamen su altında kaldığı öğrenildi. Kitabeleri ve taş işçiliğiyle kültürel miras niteliği taşıyan bu eserler, sürekli suya maruz kalmaları nedeniyle yıprandı.

"GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN KAYIPLARA YOL AÇABİLİR"

Uzmanlara göre yazıtların silinmesi ve taş dokusunun bozulması, geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Böylece taşkınlar yalnızca bugünü değil, geçmişi de tehdit ediyor.

whatsapp-image-2026-03-03-at-14-15-23-1.jpeg

“SORUN SADECE YAĞIŞ DEĞİL”

EKODOSD’un değerlendirmesine göre taşkınların nedeni yalnızca yoğun yağışlar değil. Köylüler, geçmiş yıllarda Sarıçay seddesinde yapılan müdahalenin suyun yönünü değiştirdiğini ve taşkın riskini artırdığını savunuyor.

Uzmanlar ise nehirlerin doğal taşkın alanlarının daraltılmasının ve akış rejimine yapılan yanlış müdahalelerin, suyun yerleşim alanlarına kontrolsüz şekilde yönelmesine yol açtığını belirtti.

TARLALAR FLAMİNGO CENNETİNE DÖNÜŞTÜ

Taşkınların doğa açısından dikkat çeken bir yönü de ortaya çıktı. Köyün arka bölümünde su altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yaptı. Bölge kısa sürede geçici bir kuş cennetine dönüştü.

Sular çekildiğinde geride kalan organik materyaller toprağın verimliliğini artırdı, kuşlar için zengin bir besin alanı oluştu. Bu tablo, taşkınların ekosistem içinde doğal bir döngünün parçası olduğunu gösterdi.

ÇÖZÜM DOĞAYLA UYUMLU PLANLAMADA

Ancak sorun, doğal sürecin insan yerleşimleriyle çakışmasında ortaya çıktı. Bilimsel ve doğayla uyumlu taşkın yönetim planları oluşturulmadığı sürece hem köy halkı hem de kültürel miras risk altında kalacak.

EKODOSD, taşkın planlamasında yerel halkın deneyimlerinin dikkate alınması ve kalıcı çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.