
İlker Yıldız
Bunun lamı cimi yok!
Bizim gençlik zamanlarımızda halı sahada müthiş bir takımımız vardı. As oyuncularıyla yedekleriyle çoğu çocukluk arkadaşı olan o takım bir dönem yenilmez bir armadaya dönüşmüştü.
Oynamadığımız tek bir takım kalmıştı. Yenmediğimiz tek bir takım.
Nam-ı diyar “Taksiciler”. Gerçekten de taksici olan, yaşları bizden 10-15 yaş büyük bu takım önüne gelen herkesi yenen bir takımdı ve herkes onlarla karşılaşmaktan korkuyordu.
Gün geldi çattı ve bize maç teklif ettiler.
Biz çekinmeden çıktık sahaya. Kıran kırana bir maç oluyordu ve rakip gerçekten iyiydi. Ama biz daha iyiydik.
Maçın son dakikalarında 1 gol farkla öndeydik ve rakip iyice çirkefleşmişti. Sert oynamıyorlardı, adeta bizi tekme tokat dövüyorlardı.
Halı saha sahibinin bitiş düdüğüyle birlikte biz sevinçten havalara uçarken rakip oyunculardan biri o efsane cümleyi kurdu:
“Devaam edin ulaan! Biz gol atana kadar bu maç bitmeyecek!”
Şimdi bu durum ile mahallede topun sahibi olan ve takım dışı kalınca “top benim oynatmıyorum” diyen mahalledeki çocuğu birleştirirseniz günümüz Türkiye’sini daha iyi anlayabiliyorsunuz.
Nitekim ülkede gün aşırı gördüğümüz gözaltı ve tutuklamalara hukuksal bir neden bulamıyoruz. “Savcı da benim, hakim de benim, hukuk da benim, oynatmıyorum ulan! Biz kazanana kadar bu olaylar devam edecek” denmiyor da işte can sıkanlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor en iyi ihtimalle adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyorlar.
Ünlü gurme, gastronomi yazarı Vedat Milör yıllardır beğendiği restoranları takipçileriyle paylaşır, yemek eleştirmenliği yapar. Adamın işi bu. Bugüne kadar yaptığı iş nedeniyle hakkında hiç soruşturma açılmamıştı. Ne zamana kadar? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tüm Türkiye’de ses getiren projesi Kent Lokantalarından birine gidip orada video çekene kadar.
Ticaret Bakanlığı Milör hakkında “örtülü reklam” soruşturması başlattı. Kamu spotu olarak devletin desteklemesi gereken, 40 TL’ye vatandaşa 4 çeşit yemek sağlayan bu projeye özel işletmelere rakip bir işletme muamelesi gösterdiler. Çok açık ifade etmek lazım. Kent Lokantaları Ekrem İmamoğlu’nun değil de AKP’li herhangi birinin projesi olsaydı şuanda AKP milletvekilleri Kent Lokantalarında fotoğraf çektirme sırasına girmişlerdi.
Yine aynı gün Kadıköy Belediye Meclis Başkanvekili Ahmet Kurtuluş benim de tasvip etmediğim şekilde AKP’li kadın meclis üyesi için “şunu atalım dışarı” ifadelerini kullandı.
Kurtuluş’un yaptığı davranışın kabalık, özellikle de kadınlar gününde yapılmayacak bir ayıp diye düşünüyorum. Bu olay sosyal medyaya düştüğünde her cenahtan kimselerin eleştirdiği bir davranış olarak kalabilir ve Kurtuluş’un kendi kariyerine bir leke olarak düşünülebilirdi.
Ancak ne oldu? Evet doğru tahmin ettiniz. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Görevi kötüye kullanma', 'İfade özgürlüğünün engellenmesi', 'Kamu görevine ilişkin hakların engellenmesi' suçlarından soruşturma başlatıldı. Gözaltına alındı.
Emsal davalardaki gibi karartılacak bir delil, soruşturmayı engelleyecek bir konu olmamasına rağmen gözaltı kararı verildi. 24 saat geçmeden serbest bırakıldı bırakılmasına ama yine teamül ve hukuk kuralların dışına çıkılmıştı.
Yahu bu ülkede gerçekten gözaltı ve tutuklama nedir bilen var mı Allah aşkına?
Türk Hukuk sisteminde gözaltı ve tutuklama soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi ve/veya delillerin karartılmasını önlemek amacıyla uygulanan birer koruma tedbiridir.
Günümüz Türkiye’sinde ise gözaltı ve tutuklama “İktidarın canını sıkanı cezalandırma aparatı” olarak kullanılıyor.
Bunun lamı cimi yok.