İlker Yıldız

İlker Yıldız

Alternatif bir evren

Komedyen Baturay Özdemir’in stand up gösterisinde yaptığı Halk TV esprisindeki gibi “Bugün dünden daha kötüyüz” karamsarlığında değilim. Olmamaya çalışıyorum.

Aslında biz muhalifler yıllardır “daha iyi olmalıyız, daha iyisini hak ediyoruz” diyen insanlarız. Derdimiz bu. Ama ne yazık ki Baturay’ın yaptığı espride korkunç bir gerçeklik de var.

Evet, her gün bir önceki günden daha kötü bir ekonomik gerçeklikle karşı karşıya kalıyoruz. Sosyal travmalarlardan bahsetmiyorum bile.

Rakamlarla sabit olan bu gerçeklik alternatif bir Türkiye anlatımıyla iktidar tarafından istikrarlı bir şekilde çarpıtılıyor ve bunun sonucunda Türkiye’nin yarısı başka bir şeye yarısı da bambaşka bir şeye inanıyor.

Evet doğru kelime inanç.

Bazen fizik kurallarının hükmünün olmadığı alternatif bir evren anlatılıyor gibi geliyor bana. Bu alternatif evrene göre Türkiye ekonomisi büyüyor, Türkiye dünya siyasetine yön veriyor.

Bu evrende Kürt kökenli politikacılar iktidara muhalif olduklarında terörist, iktidarla ortak paydada buluştuklarında makbul olabiliyorlar.

Bu evrende ülkenin başına gelen her iyi şey cumhurbaşkanı sayesinde gerçekleşirken, her şer CHP yüzünden yaşanıyor.

Teşbihte hata olmaz. Bu abartılı bir benzetme, bunun ben de farkındayım ama inanç buradaki sihirli kelime aslında.

Oy verdiği lidere böylesine bağlı bir seçmenin liderin söylemlerinin tam tersi bir gerçeğin içinde olduğunu fark etmesi inandığı tüm doğruların yıkıldığı anlamına gelir.

İşte belki de biraz da bu yüzden Erdoğanist seçmen parti programından bağımsız bir bağlılıkla oy tercihini değiştirmiyor.

Bahsettiğim bu dogmatik profilli seçmen “Ekonomik kriz falan yok, bakın herkesin arabası, herkesin son model telefonu var” diyen seçmen.

2018 yılında verilen emekli ikramiyesinin alım gücü olarak 2025’te verilen emekli ikramiyesinin yarısı kadar bile değere karşılık gelmemesinde sorun görmeyen seçmen.

Muhalefetin bu seçmen profiline ulaşması imkansız ancak rasyonel zeminde değerlendirme yapabilen seçmen oy tercihini değiştirebilir.

Böyle olmasaydı AKP neredeyse tüm büyükşehirleri kaybetmezdi. Yani alternatif evren örneğiyle ifade etmek gerekirse bu evrendeki bazı insanlar yavaş yavaş “yahu burada bir gariplik var” diyerek sorgulamaya başladılar.

İşte buradaki epistemolojik kopuş (Bakan Nebati’den sonra bu kavramı kullanmak çok istemiştim. Bugüne kısmetmiş) daha da derinleşirse Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarını tamamen kaybedecek.

Bu kopuşu derinleştirebilecek kişi olan Ekrem İmamoğlu’nun bu denli engellenmeye çalışmasının nedeni de hayal dünyasında kurulan bu alternatif evrenin artık yavaş yavaş yıkılmaya başlaması diye düşünüyorum.

Inception filmini izleyenler bilir. Rüya içerisinde rüya görülen bu filmde alternatif evrenlerde rüyadaki kişinin uyanmaya başlaması katmanlar arasında kırılmalara neden olurdu.

Katmanlar arasındaki ilk kırılma yerel seçimlerdi. Anketler ise kırılmanın giderek daha da derinleştiğinin göstergesi.

Bugün seçim olsa belki de Türkiye rüyadan uyanacak ve ortada ne katman kalacak ne de alternatif bir evren.

İşte tüm dert bu.

Katmanlar kırılmasın istiyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
İlker Yıldız Arşivi