
İlker Yıldız
Bizden nefret ediyorlar
Adamlar ciddi ciddi nefret ediyor muhaliflerden.
Yok, yok abartmıyorum. Düşünün herkesin sevdiği bir sanatçı hayatını kaybediyor ve kendini dindar diye nitelendiren insanlar bu sanatçı Atatürkçü olduğu için ağza gelmeyecek laflar söylüyorlar.
Muhafazakar bir aileden gelen Reynmen bu konuyla ilgili harika bir paylaşım yaptı:
*Gayrimüslim bir kadının cenazesini görünce ayağa kalkarak saygısını gösteren Hz. Muhammed’in, cenazenin ardından hakaret eden, nefret dolu ümmeti.
Sosyal medya trollerini zaten biliyoruz ama bu iğrenç paylaşımları yapanlar arasında devlet memurlarının da olması insanı çileden çıkarıyor.
İsmini anmak istemediğim Çatalca Müftüsü mesela... Bir din adamı olarak İslam’ın hoşgörüsünü insanlara anlatmakla görevli bir adam çıkmış Volkan Konak için “Gebermiş” diye paylaşım yaptı.
Tepkiler çığ gibi büyüyünce özür diler falan sandık. Ama özür dilemek yerine “haddinizi bileceksiniz” gibi tehditvari paylaşımlar yaptı.
Sonra biraz geçmişe gidince çok da şaşırtıcı olmayacak bir şekilde kendisinin Fethullah Gülen’e methiyeler dizdiğini gördük. Hatta geçmişte cumhurbaşkanına hakaret içeren paylaşımlar da yapmıştı.
Bu arada bu çok şaşırtıcı değil. Fethullah Gülen’e bağlılık yemini etmek bir dönem AKP’ye üye olmanın ön şartıydı.
Bu müftünün bu kadar kendine güvenmesinin de elbette bir sebebi var. Münferit bir olay olarak görmemek lazım. Çünkü bu adam bu lafı söylediğinde yukarılardan takdir alacağını biliyor. Aksi olsa böyle bir şeyi paylaşmaya çekinirdi.
Artık yaşananları hazmedecek bir mide kalmadı kimsede. İnsanlar bıktılar artık. Sıkıldılar artık ikinci sınıf insan muamelesi görmekten.
20 küsür yıldır kendi gibi düşünmeyen herkesin yaşam hakkını kısıtlayan bir iktidar bu boykot sürecinde “Alın işte faşist CHP. Bunlar iktidar olsa bize yaşam hakkı tanımaz” diye propaganda yapıyor.
Güler misin ağlar mısın? Arkadan saldırıp, yumruk atıp sonunda sağlam bir tokat yediğinde de “Anneee bu beni dövdü” diyen çocuk gibiler.
Ama artık halk da iktidarın sözlerini ciddiye almamaya, hatta alay etmeye başladı. Sivil itaatsizlik yavaş yavaş kendini gösteriyor desem yanlış olmaz.
Muhalif halk baktı ki iktidar mutlak inkar ve red yaklaşımı içerisinde onlar da iktidarla inatlaşmaya başladılar.
Özellikle de devlet yetkililerinin boykot çağrısını “milli iradeye, milli birliğe ihanet” olarak yorumlamaları insanları çileden çıkardı.
En ufak bir protestoyu, itirazı “ihanet“ gibi ağır kelimelerle açıklanması insanları çıldırtıyor artık.
Badem bıyıklı siyasal İslamcıların Atatürkçülere milliyetçilik dersi vermeye çalışmasından insanlar artık bıktı.
İktidar sadece kendi seçmenini vatandaş yerine koyuyor. Muhalif olanlardan gerçek anlamda nefret ediyor. Evet biliyorum, nefret ağır bir kelime gibi gelebilir. Ama başka türlü açıklayamıyorum. Yıllardır yapılan açıklamalar, tutuklamalar, yaklaşımlar bunun ispatı.
Kapsayıcı, barıştırıcı tek bir cümle kurmuyorlar. Demokrasiye o kadar uzaklar ki aykırı bir fikir gördüklerinde sinirden kuduruyorlar.
Yargıyı bir silah olarak muhaliflerin üzerine doğrultarak sesini çıkaranı gözaltına alıp, tutukluyorlar. AKP’li isen ne yaparsan yap yargılanmazken, muhalif olduğunda demokratik hakkını kullandığın için bile tutuklanabiliyorsun. İşte iktidar bu mesajı verip “ayağınızı denk alın” diyor.
Halktaki meşruiyetini kaybetmiş tüm totaliter iktidarların yaptığı gibi sertliğin dozunu arttırdıkça arttırıyorlar.
Ve yalanlar uydurarak halkı manipüle etmeye çalışıyorlar.
Hırsız, yolsuz gibi sıfatlarla CHP’lilere saldırıyorlar. Kendileri hakkındaki yüzlerce sayfalık yolsuzluk dosyalarının yıllardır kapağı açılmamış bir şekilde dururken hem de.
Hepsi fakirlikten gelip iktidar süreleri içinde Türkiye'nin en zengin insanları olmuş bir grup insanın yönettiği partideki geçmişin fakiri şimdinin zenginleri yapıyor bu paylaşımları...
Bu insanlar, çocukları, yeğenleri, tüm aile fertleri nasıl başarılı, nasıl zeki insanlar ki 20 senede hepsi abad oldular.
Çoğunun kariyerine bakıyorsun. Dandik bir kaç görev sonrası kurulan şirketlerle ya da aşırı orantısız bir şekilde alınan terfilerle dolu.
Sermayesi olmayan adamlar zaman çizelgesinin bir yerinde şirket kuruyorlar. Şirketler kurulur kurulmaz büyük ihalelerde iş yapmaya başlıyor.
Bir örümcek ağı gibi birbirleriyle ve devlet kurumlarıyla iş yapıyorlar. Belediyelerden ihaleler alıyorlar. Şirketler satın alıyorlar. İnanılmaz yükselişler. Başarısız olan bir tane adam yok.
Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun olan gençler gelecek kaygısı yaşarken bu adamlar tek bir yüzükle başladıkları kariyerlerinde şirket üzerine, şirket sahibi oluyorlar.
İnsanların artık sivil itaatsizlik boyutuna doğru gitmesinin bir başka nedeni de aynı eylemin iktidar yaptığında helal, muhalefet yaptığında haram görülmesi.
İnsanlar artık bu çifte standarda dayanamıyorlar. İktidara geldiğinden beri her sene başka bir boykot duyurusu yapan AKP ve Erdoğan, boykot kararları muhalefetten gelince bunu “Türk ekonomisine bir saldırı” olarak yorumluyor.
Eskiden olsa protestocular bir yerden sonra “bizi terörist gibi gösteriyorlar. Yapmasak mı acaba, şimdi yanlış anlaşıldık” gibi bir düşünceye kapılabiliyorlardı ve eylemin direnci kırılabiliyordu.
Artık korku duvarları aşıldığı için AKP ne derse desin insanlar da amiyane tabirle “yav he he” diyerek umursamama yoluna geçtiler. Gerçi nasıl umursasınlar?
İşin cılkı çıktı artık.
Alışveriş yapmadığı için insanları tutuklayacaklar neredeyse.
Seçim olsa gideceklerini biliyorlar. O yüzden daha da hırçınlaşıyorlar.
Er ya da geç gidecekler...